Genetik teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler sadece geçmişe değil geleceğe de ışık tutuyor. DNA moleküllerinin dizilişi pek çok kişi ve ulus için hayati öneme sahip "nereden geldim" sorusuna da yanıt veriyor. Ancak Türkiye'de bu konuda kapsamlı bir araştırma yok. Amerika ve Avrupa'da Oxford gibi birkaç üniversite ve yüklü bir ücret karşılığı bazı şirketler bireysel gen incelemesi yapıyor. Bir de National Geographic dergisinin devam ettirdiği "Genografi" projesi var. Bu merkezlere son dönemde Türkiye'den de başvurular yoğunlukta. Derginin ve ilgili şirketlerin sitesine girenler bir DNA numune paketi ve şifre alıyor. Ortalama olarak 100 ile 450 dolar arası bir ücret ödeniyor. Gönderilen paketteki çubukla ağız içinin bir bölümü kazınıyor ve çubuğun üzerindeki DNA numunesine hiç dokunulmadan gönderiliyor. Merkezde bu parça inceleniyor ve başvuranın atalarının nereden geldiği tespit ediliyor. Türklerle ilgili tüm bu genetik araştırmaların sonuçlarını yakından takip eden bir isim var: İTÜ İnsan ve Toplum Bilimi bölümü öğretim üyesi, antropolog Timuçin Binder. Kaliforniya Üniversitesi'nde antropoloji (İnsan kültürü, toplumu, biyolojisi üzerine araştırmalar yapan bilim dalı) eğitimi alan Binder, ardından tarih ve genetik bilimler üzerinden akademik çalışmalar yürüttü. Genetik miras tıbbın konusu olarak bilinse de antropolojinin ilgi alanına giriyor. Binder ile Türklerle ilgili genetik araştırmaların sonuçlarını konuştuk.
2007-12-10
SAHiP CIKMADIGIMIZ GECMiSiMiZ -2
Genetik teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler sadece geçmişe değil geleceğe de ışık tutuyor. DNA moleküllerinin dizilişi pek çok kişi ve ulus için hayati öneme sahip "nereden geldim" sorusuna da yanıt veriyor. Ancak Türkiye'de bu konuda kapsamlı bir araştırma yok. Amerika ve Avrupa'da Oxford gibi birkaç üniversite ve yüklü bir ücret karşılığı bazı şirketler bireysel gen incelemesi yapıyor. Bir de National Geographic dergisinin devam ettirdiği "Genografi" projesi var. Bu merkezlere son dönemde Türkiye'den de başvurular yoğunlukta. Derginin ve ilgili şirketlerin sitesine girenler bir DNA numune paketi ve şifre alıyor. Ortalama olarak 100 ile 450 dolar arası bir ücret ödeniyor. Gönderilen paketteki çubukla ağız içinin bir bölümü kazınıyor ve çubuğun üzerindeki DNA numunesine hiç dokunulmadan gönderiliyor. Merkezde bu parça inceleniyor ve başvuranın atalarının nereden geldiği tespit ediliyor. Türklerle ilgili tüm bu genetik araştırmaların sonuçlarını yakından takip eden bir isim var: İTÜ İnsan ve Toplum Bilimi bölümü öğretim üyesi, antropolog Timuçin Binder. Kaliforniya Üniversitesi'nde antropoloji (İnsan kültürü, toplumu, biyolojisi üzerine araştırmalar yapan bilim dalı) eğitimi alan Binder, ardından tarih ve genetik bilimler üzerinden akademik çalışmalar yürüttü. Genetik miras tıbbın konusu olarak bilinse de antropolojinin ilgi alanına giriyor. Binder ile Türklerle ilgili genetik araştırmaların sonuçlarını konuştuk.
Yorumlar icin ... tıklayın 10.12.07
2007-11-28
KANLI ŞEKER
SEKER KAMISINDAN SANAYiYE VE SONRA SERMAYE TRANSFERiNE
Ingiliz ile Ispanyollarin arasindaki onemli farklardan biride baktigi seyden nasil yararlanacagi konusu oldugunu tarih tescil etmistir. Kah iyi niyetinden, kah kotu… kah kurnaz olduklarindan, kah avanakligindan bu fark cok bariz sekilde tarihi etkilemistir.
15YY dan itibaren dunyayi somurgelestiren bu iki ulke tarumar ettigi kolonilerinde islerine yariyacak, ekonomik degeri olan herseyi tespit ediyor sonrada alip goturuyordu.
Ispanyollar; altin gumus vs gibi metalar ugruna koskoca Aztek, Inka uygarliklarini yokederken, Ingilizler Seminole, Sioux, Algonquin ve daha nicelerinin kanini emmis, bununla yetinmeyip diger kaynaklarinada bilhassa pamuk, misir ve seker kamisina bakmayi ihmal etmemislerdir.
Bunlarin icerisinde insanliga en buyuk acilar vermeye sebep olani ozellikle Karayiplerde bol bulunan SEKER KAMISI dir.
***
O gunlere kadar baharatlar gibi darasi ile altin degerinde olan ve o gunku ismi ile “beyaz altin” olan seker ve onu ureten seker kamisi yabani birsekilde tabiatta o gunku olcumler itibariyla sonsuz denilecek miktarda onlerinde duruyordu… fakat bu urunu toplayacak iscileri bulmak neredeyse imkansizdi. Once Yerliler kullanildi fakat bu da kisa surede pasta yemeye ve “5 cayi” icmeye damardan baglanan ingilizler icin yeterli degildi. Bunun uzerine yeni dunyadan Avrupaya seker kargosu dolu gidip bos gelen bu gemiler, daha sonralari ucgen rota cizerek Afrikaya ugramaya ve siyahlari kole olarak yeni dunyaya tasimaya basladi. Bu fikir oylesine tutmustuki, kole ticareti sadece seker tarlalarindaki isci ihtiyacina degil, kisa sure icerisinde ciftliklerden madenlere, ev hizmetinden seks ticaretine kadar yuzlerce alana yayilmisti.
***
Bu aliskanlik 19 YY Sanayi Devriminden sonra yavaslamis, kolelerin karin tokluguna yaptigini makinalar daha hizli ve daha az masrafla yapmaya baslayincada koleler kaderine ve sokaga terkedilmeye baslamisti.
FAKAT ORTADA BUYUK BiR PROBLEM VARDI VE BUNU GORMUYOR, INKAR EDIYOR, YOK SAYIYORLARDI.
Kole olarak getirilmis ve 19-20 YY gelindiginde artik sayilari milyonlarla ifade edilen, tek kelimeyle sokaga terkedilen bu insanlarin dunyasinda cok buyuk bir sosyo-kulturel catlaklar yaratilmisti. Aile yapisi, cemaat degerleri, namus anlayisi, kulturel hazine, sosyal ahlak, toplumsal saygi gibi degerler yumagini olusturan kumas coktan yirtilmisti. Nesillerin kulturlerini birbirine aktaraMAmasi, parcalalanan aileler, ilgisizlik, zorbalik, caresizlik, egitimsizlik, fakirlik gibi nedenlerden dolayi yokolup gitmis, yerine erozyona ugramis utanma duygusu, getto, varos, kriminal etkenlerin egoist kulturu yerlesmeye baslamisti. Toplumsal nefret, tahammulsuzluk, asagilamalar, reddedilmeler, haksizliklar, adaletsizlikler, yargisiz infazlar, Ku Klux Klan turu irkcilik, ayrilan mahalleler derken sehirler gittikce geriliyordu.
Giderek artan bu maraz, rahata alismis “Amerikan Ruyasi” stilinde yasamini surduren –elit irk- icin tehdit olusturmaya baslamisti… her an bir patlama ve isyan bekleniyordu. Bu da fazla gecikmedi ve 4 Nisan 1968 de liderleri Martin Luther King Jr'in bir manyak tarafindan kahpece oldurulmesi sonucu isyanlar basladi, sehirler darma dagan edildi, yakildi, yikildi ve pamuk ipligiyle birbirine bagli olan nufus o gun “cart” diye ikiye ayriliverdi. Sagduyulu siyahi liderlerin cagrisiyla dindirilen kan ve gozyasi yerini soru isaretlerine ve yaptigi hatalari arayan yoneticilerin uyanmasina birakmisti. Fakat bundan boyle tum sehirlerin merkezi siyahlara terkedilmis, Buffalo, Los Angeles, Detroit, New York gibi dunya merkezleri yakilip yikilmis, gettolasmisti. New York 30 sene cabadan, muazzam ekonomik ve siyasi degisimden sonra kismen rahatlamis isede basta Detroit olmak uzere pek cok ABD sehirleri kriz merkezleri haline gelmisti.
***
1960-70 li yillarda doruga ulasan uluslararasi liberal kapitalist iliskiler, sermayenin hudutlar disarisina cikabilmesi ve bu sermayenin transfer edilebilmesi ihtiyaci; artik bu turlu istikrarsizliklara musade vermiyecek kadar kompleks ve "pahali dert" haline gelmisti.
Ve Amerika uyandi.
Ardindan Avrupa uyandi.
Sonrada Asya kaplanlari uyandi.

Yorumlar icin ... tıklayın 28.11.07
2007-11-22
Profesyonel Ordu Neden Hayal
…İşte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini(*) yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.
Bu anons yapilirken mahallemizin derinliklerinde tank sesleri duyuluyordu. Muhtemelen sehrin her kosesindede ayni sesler duyuluyordu. Televizyon, radyo, gazete yayin merkezleri, resmi daireler, mahkemeler, parti binalari, belediyeler, bakanliklar, meclis, PTT binalari, telefon, elektrik santrallari, otobus terminalleri, tren istasyonlari, havalanlari, limanlar, ana cadde, meydanlar ve daha nice kilit noktalar yuzlerce ve yuzlerce silahli askerler tarafindan “el konulmus”tu.
Bu durum Ankarada, Istanbulda, Burdurda, Karsda, Zonguldakta, Corumda, Mardinde, Ayvalikta, Cihanbeylide, Cemisgezekte, Iskenderunda, Bafrada ve daha binlerce yerlesim merkezinde ayniydi. Birkac hafta icinde neredeyse tum devlet kurumlarinin basina bir subay tayin edilmis, belediye baskanindan kaymakamina kadar tum yetkililer yuzbasilara, albaylara devredilmisti. Elbetteki el konulan tesisin buyuklugune gorede etrafinda silahli nobetciler.
Turk Silahli Kuvvetlerinin buyuklugu yuzbinlerle degilde onbinlerle ifade edilen bir rakam olsaydi ayni etkide “el koyma” gerceklesebilirmiydi?
Yorumlar icin ... tıklayın 22.11.07
2007-11-17
SAHiP CIKMADIGIMIZ GECMiSiMiZ -1

BiLiM ADAMLARI
Kokoreçe birisi sahip cikmaya kalksa Turizm Bakanligi -bizim- oldugunu savunmak icin milyonlar doker ama genlerini tasidigimiz bu dedelerimize gelince sahip cikmiyoruz.
Iste islamiyet ve Nobel odulunden once yasamis bazi DEDELERIMIZ ve yasadiklari yerler:
Tales (MÖ 624-560). Milet, Aydin, Astronom, matematikci, filozof. Günümüzde dahi temel olarak ogretilen Tales Kuralinin babasidir. Pek cok kimse tarafindan "Bilimin Babasi" olarak kabul edilir.
Pisagor (MÖ 569-500). 12 Adalar, Sakiz Adasi, (Pisagor) Matematikci.
Hipokrat (MÖ 260- ).12 Adalar, Islamkoy (Kos) Adasi (Bodrum karsisi), Modern tibbin babasi
Bergamali Galen (ca. MÖ 290 ). Bergama, Izmir, Hippocrat'in hocasinin hocasi. Bergama da yasamistir. Galen, o gune kadar duadan baska pek fazla caresi bilinmeyen hastaliklari incelemis ve bugunku tibbin temellerini atmistir. Onun cok cesitli ameliyat araclari bugun hala kullaniliyor, o aletleri sicak suda yada ateste dezenfekte eden yine Galendir. Arkeologlar Bergamada MO 200 yillarina tarihlenen kafatasinda cay bardagi genisliginde kesik olan 5 yasindaki bir cocugun iskeletini bulmuslardir. Bu Galenin o tarihte beyin ameliyatina girismis oldunun gostergesi olarak kabul edilmektedir. Hatta kemiklerin iyilesmesinden kanaatle cocugun bir sure yasadigini soyleniyor.
Galen daha sonra imparatorun emriyle orduya alinmis, bu sayede Roma ordularinda yaralanan sakatlanan askerler birici dunya savasina kadar olan tum askerlerden daha sansliydilar deniyor. Daha sonra Hipokrat'in da hocasinin hocaligini yapmis, tibbiyenin isareti olan -bir direge dolanan yilan bile onun fikridir. Ilk tibbi dikis de dahil olmak uzere pek cok seyi icat eden bu BERGAMALI bizden sayilmiyor.
Izmirli Anaxagoras (MÖ 480-430). Izmir-Kelsinan beldesi... Gunesin tas-kaya gibi seylerden olusup yanar durumda oldugunu, Ay'in ise gunesin isigini yansittigin soylemistir. Gunes ve ay tutulmasinin kesin hesaplarini yapmis.
Milet'li Anaximander (MÖ 610-545). Aydin, Milet, Tales'in talebesi, "sonsuz" fikrinin babasi. Dusuncelerini kaydeden ilk filozof. O tarihteki dunya haritasini yapmistir.
Milet'li Anaximenes (MÖ 570-500). Aydin, Milet, Anaximander'in talebesi, gokkusaginin tanrilarin isi degil, havadaki nemden olustugunu bulmustur. Yasamin mitolojik degil mantiksal, teorik, insani dusunce tarzi ile aciklanabilecegi fikrinin babasidir.
Antalyali Apollonius (MÖ 262-190). Perge, Antalya, Matematikci, elips, hiperbol ve parabol isimlerini koyan ve bunlarla ilgili tum hesaplarin babasi. Gezegenlerin eliptik yorungelerini anlamamizi saglayan bilim adami.
Sakiz'li Aristarchus (MÖ 310-230).12 Adalar, Sakiz Adasi, Dunyanin Gunes etrafinda dondugunu soylemis, mesafeyi kabaca hesap etmis.
Canakkaleli Callippus (Cyzicus, MÖ 370-300). Kapi Dagi-Canakkale, Astronom, Gezegenlerin hareketini hesaplamis.
Sakiz'li Conon, (MÖ 300-???). 12 Adalar, Sakiz Adasi, matematikci
Epikur (MÖ 341-270). 12 Adalar, Sakiz Adasi, Kaderin tanrinin isi degil tabiatin isi oldugunu soyleyen filozof.
Antalyali Eudoxus (MÖ 408-360). Tekir, Antalya, matematikci ve astronom, (integral) alan hesaplarinin babasi
Efesli Heraklitus (Ephesus, MÖ 535-475). Efes, Dunyanin bir zamanlar ates oldugunu soylemis.
Zonguldakli Heracleides (Heraclea, MÖ 390-320). Kdz Ereglisi, Astronom, Venus ve Mars in gunesin etrafindaki gezegenler oldugunu soylemis ayrica ilk defa 24 saat kavramini ortaya atmis.
Iznikli Hipparchus (MÖ 190-120) iznik, matematikci ve astronom, trigonometri tablosunun babasi ayrica gezegenlerin pozisyonlarini bulmus.
Sakiz'li Hippocrates. 12 Adalar, Sakiz Adasi, Matematikci
Milet'li Leucippus (MÖ 490-???). Milet, Aydin, Matematikci, Atom fikrini ilk ortaya atan.
Sakiz'li Oenopides (Chios, MÖ 480-???). 12 Adalar, Sakiz Adasi, filozof, Dunyanin kutuplardan gecen eksen acisinin hesabini yapmis.
Hatay'li Poseidonius, (MÖ 140-50). Hatay, Ekvatorun cevresinin hesabini YANLIS yaptigi icin 1500 sene sonra onu baz alan Kristof Kolombo ya yanlis bilgi aktarmis oluyor.
Manisali Strato, (MÖ 340-290). Sardis (Sardes), Lidya/Manisa civari, fizikci, dusen cisimlerin fizigini incelemis. Kainattaki herseyin madde ve enerjiden ibaret oldugunu soylemistir.
Izmirli Teon (MÖ 70-120). Izmir, Matematikci, "Rakamlar Teorisi" ve tek-cift-bolunur-bolunmez rakamlar ve rakamlarin muzikle irtibati konusunu incelemistir.
Sakizli Theodorus (MÖ 500). 12 Adalar, Sakiz Adasi, Heykeltras, Mimar. Metallerin dokum ve kaliplanmasi bugun hala kullanilir.
Istanbullu Philo, (MÖ 280-220). Istanbul, Bugun hayati degeri olan Pnomatik (hava basincli makinalar) ve hidrolik (su basincli makinalar) muhendisliginin temellerini atmis, Liman muhendisligi konusunda onemli calismalarda bulunmus ve butun calismalarini "Compendium of Mechanics" (Makina Muhendisligi Kulliyati) adli kitapta toparlamis onemli bir bilim adami.
Manisali Bathycles, (MÖ 500), Manisa, Meshur Apollo heykelini yapan heykeltraslardan.
Cabir al Harran (721-815), Harran Urfa, Modern kimya biliminin babasi. Cesitli asit ve metallerin ayristirilmasi, metal kaplama, deneysel kimya teknikleri ve "kimya fihristi" gibi calismalari daha sonra Avrupa kimya bilgisinin temellerini olusturmustur.
-------
Devami SAHIP CIKMADIGIMIZ GECMISIMIZ-2
Yorumlar icin ... tıklayın 17.11.07




