
Anayasa değişiklikleri olmalı mı olmamalı mı tartışmaları haftalardır gündemde ve 12 Eylul 2010 Referandumuna yaklastikca her iki taraf da bu konuda giderek keskin saflar oluşturuyor.
Bir futbol takımına olan kör bağlılıkta olduğu gibi tarafını seçenler olduğu gibi Anayasa gibi çok önemli bir konunun çocuk oyuncağı olmadığı düşüncesi ile şüpheci tavırla tarafını seçenlerin olduğuda azımsanamıyacak kadar büyük.
Buna karşılık soru sorup cevaplarını arayarak tarafını seçenlerin sayısının epey az olduğu aşikar.
Örneğin o sorulardan birisi: Bundan önce defalarca Anayasa değişikliği yapıldı ve büyük sorun olmadı, bu sefer yapılması niye bu kadar büyük sorun oluyor?
İki kısa cümleyle cevap vermek gerekirse bunun cevabı şu olur...
Daha evvelki değişikliklerde :
Mevcut Rejim yürütülürken ortaya çıkan tıkanıklılar değiştirilmeye çalışılıyordu.
Oysa şimdi :
Rejim yürütülürken ortaya çıkan tıkanıklıların çözümüne kimin karar vereceği tartışılıyor.
Bir başka deyişle, rejimin ta kendisinin direksiyonunun 86 seneden sonra el değiştirme ihtimali var…
Işte kıyamet bundan kopuyor, ve bu; halihazırda ülkeyi yönetirken kimseye hesap vermeyen atanmışların kabusudur.
2010-07-24
Anayasa Kavgasının Kısa Analizi
Yorumlar icin ... tıklayın 24.7.10
1921 Teşkilatı Esasiye Kanunu
Ben ilk meclisteki Kurt milletvekillerinden biri olsaydim ve Erzurum Kongresinde bana verilen sozler, Kongre sonucunda yayinlanan kararlar ve bu Anayasadan sonra soyle derdim:
Kurtler bu yeni kurulacak devlette asli ortak.
Mustafa Kemal ulkenin bati tarafindaki isgalcilerle ugrasirken biz de Kurt Vilayetlerini isgalden kurtaririz.
Nasil olsa her ozerk vilayet "Evkaf, Medaris, Maarif, Sıhhiye, İktisat, Ziraat, Nafia ve Muavenet-i İçtimaiye" yani Vakiflar, Din isleri, Egitim, Saglik, Ekonomi, Ziraat, Bayindirlik ve Sosyal Hizmetler konularini kendileri aralarindan sectikleri temsilciler eliyle yapacaklar.
Boyle bir vizyona hepimizin cani feda olsun, haydi isbasina.
...derdim.
***
Fakat;
Memleketin dogusu ve batisindaki isgalcileri temizledikten sonra ve Cumhuriyet ilanindan sonra butun bunlar YOK SAYILDI ve 1924 de yapilan bir Anayasaya ne Kurtler dahil edildi, nede Kurtlere verilen sozler.
...Ve isyanlar basladi.
Hala da devam ediyor.
-----------------------------------------------------
1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu 20.1.1337 ( 1921 )
( 3. Tertip Düstur, Cilt: 1, s. 196 )
Ceridei Resmiye, 1-7 Şubat 1337
Kanun No:85
Madde 1- Hakimiyet bilâ kayd ü şart milletindir. İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.
Madde 2- İcra kudreti ve teşri salâhiyeti milletin yegâne ve hakiki mümessili olan Büyük Millet Meclisinde tecelli ve temerküz eder.
Madde 3- Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur ve hükûmeti “Büyük Millet Meclisi Hükûmeti” unvanını taşır.
Madde 4- Büyük Millet Meclisi vilayetler halkınca müntehap âzadan mürekkeptir.
Madde 5- Büyük Millet Meclisinin intihabı iki senede bir kere icra olunur. İntihap olunan âzanın âzalık müddeti iki seneden ibaret olup fakat tekrar intihap olunmak caizdir. Sabık Heyet lâhik heyetin içtimaına kadar vazifeye devam eder. Yeni intihabat icrasına imkân görülmediği takdirde içtima devresinin yalnız bir sene temdidi caizdir. Büyük Millet Meclisi âzasının her biri kendini intihap eden vilayetin ayrıca vekili olmayıp umum milletin vekilidir.
Madde 6- Büyük Millet Meclisinin heyet-i umumiyesi teşrinisani iptidasında davetsiz içtima eder.
Madde 7- Ahkâmı şer’iyenin tenfizi, umum kavaninin vazı, tadili, feshi, ve muahede ve sulh akti ve vatan müdafaası ilânı gibi hukuk-ı esasiye Büyük Millet Meclisine aittir. Kavanin ve nizamat tanziminde muamelat-ı nasa erfak ve ihtiyacat-ı zamana evfak ahkâmı fıkhiye ve hukukiye ile adap ve muamelat esas ittihaz kılınır. Heyet-i Vekilinin vazife ve mesuliyeti kanunu mahsus ile tayin edilir.
Madde 8- Büyük Millet Meclisi, hükûmetinin inkısam eylediği devairi kanun-ı mahsus mucibince intihap kerdesi olan vekiller vasıtası ile idare eder. Meclis icrai hususat için vekillere veçhe tayin ve ledelhace bunları tebdil eyler.
Madde 9- Büyük Millet Meclisi Heyet-i Umumîyesi tarafından intihap olunan reis bir intihap devresi zarfında Büyük Millet Meclisi Reisidir. Bu sıfatla Meclis namına imza vazına ve Heyet-i Vekile mukarreatını tasdika salâhiyettardır. İcra Vekilleri heyeti içlerinden birini kendilerine reis intihap ederler. Ancak Büyük Millet Meclisi Reisi vekiller heyetinin de reis-i tabiisidir.
İdare
Madde 10- Türkiye coğrafi vaziyet ve iktisadi münasebet noktai nazarından vilayetlere, vilayetler kazalara münkasem olup kazalar da nahiyelerden terekküp eder.
Vilâyat
Madde 11- Vilâyet mahalli umurda manevi şahsiyeti ve muhtariyeti haizdir. Harici ve dahili siyaset, şer’i adlî ve askeri umur, beynelmilel iktisadî münasebat ve hükûmetin umumi tekâlifi ile menafii birden ziyade vilâyata şâmil hususat müstesna olmak üzere Büyük Millet Meclisince vaz edilecek kavanin mucibince Evkaf, Medaris, Maarif, Sıhhiye, İktisat, Ziraat, Nafia ve Muavenet-i İçtimaiye işlerinin tanzim ve idaresi vilâyet şûralarının salâhiyeti dahilindedir.
Madde 12- Vilâyet Şûraları vilâyetler halkınca müntehap âzadan mürekkeptir. Vilâyet Şûralarının içtima devresi iki senedir. İçtima müddeti senede iki aydır.
Madde 13- Vilâyet Şûrası, âzası meyanında icra amiri olacak bir reis ile muhtelif şuabatı idareye memur azadan teşekkül etmek üzere bir idare heyeti intihab eder, İcra salâhiyeti daimi olan bu heyete aittir.
Madde 14- Vilâyette Büyük Milet Meclisinin vekili ve mümessili olmak üzere vali bulunur. Vali, Büyük Millet Meclisi hükûmeti tarafından tayin olunup vazifesi devletin umumi ve müşterek vazaifini rüyet etmektir. Vali yalnız devletin umumi vazaifile mahalli vazaif arasında tearuz vukuunda müdahale eder.
Kaza
Madde 15- Kaza yalnız idari ve inzibati cüzü olup manevi şahsiyeti haiz değildir. İdaresi Büyük Millet Meclisi hûkümeti tarafından mansup ve valinin emri altında bir kaymakama mevdudur.
Nahiye
Madde 16- Nahiye hususi hayatında muhtariyeti haiz bir manevi şahsiyettir.
Madde 17- Nahiyenin bir şûrası, bir idare heyeti ve bir de müdürü vardır.
Madde 18- Nahiye şûrası, nahiye halkınca doğrudan doğruya müntehap âzadan terekküp eder.
Madde 19- İdare heyeti ve nahiye müdürü, nahiye şûrası tarafından intihap olunur.
Madde 20- Nahiye şûrası ve idare heyeti kazai, iktisadi ve mali salâhiyeti haiz olup bunların derecatı kavanini mahsusa ile tayin olunur.
Madde 21- Nahiye bir veya birkaç köyden mürekkep olduğu gibi bir kasaba da bir nahiyedir.
Umumi Müfettişlik
Madde 22- Vilâyetler iktisadi ve içtimaî münasebetleri itibariyle birleştirilerek umumi müfettişlik kıtaları vücuda getirilir.
Madde 23- Umumi müfettişlik mıntakalarının umumi surette asayişinin temini ve umum devair muamelatının teftişi, umumi müfettişlik mıntakasındaki vilâyetlerin müşterek işlerinde ahengin tanzimi vazifesi Umumi müfettişlere mevdudur. Umumi müfettişler Devletin umumi vazaifile mahalli idarelere ait vazaif ve mukarreratı daimi surette murakebe ederler.
Madde-i Münferide
İşbu kanun tarihi neşrinden itibaren meri olur. Ancak elyevm münakit Büyük Millet Meclisi 5 Eylül 1336 tarihli nisabı müzakere kanununun birinci maddesinde gösterildiği üzere gayesinin husulüne kadar müstemirren müçtemi bulunacağı cihetle işbu Teşkilatı Esasiye Kanunundaki 4 üncü, 5 inci, 6 ncı maddeler gayenin husulüne elyevm mevcut Büyük Millet Meclisi adedi mürettebinin sülüsanı ekseriyetle karar verildiği takdirde ancak yeni intihabdan itibaren meriyül icra olacaktır.
Kaynak:
Sened-i İttifak’tan günümüze
TÜRK ANAYASA METİNLERİ
Prof.Dr.Suna Kili & Prof.Dr.A.Şeref Gözübüyük
Yenilenmiş 3.baskı-eylül 2006-Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa 105-108
Yorumlar icin ... tıklayın 24.7.10
2008-07-21
YAKIN TARiHiMiZiN SiSLi SORULARI -3

NABLUS HEZiMETi
Mecidiye Muharebesini duydunuz mu?
Duyan kimseler tarihe meraklı cok azınlıktakı birileridir bunu bilesiniz.
Yemen'den bugunku Kilis yakınlarına kadar olan toprakları yani; Yemen, Umman, Korfez Ulkeleri, Suudi Arabistan, Sina yarımadası, Kuveyt, Irak, Suriye, Filistin, Israil ve Urdun'un birkac hafta denilebilecek bir zaman icinde kaybedildigi kilit muharebedir.
Bizdeki bir baska ismi "Nablus Hezimeti" diye gecer, yabancılar "Battle of Megiddio" diye bilir.
Resmi kayıtlarda Osmanlı orduları Alman Liman Von Saunders komutasında oldugu yazılıdır ama sonlarına dogru Mustafa Kemal'in emir komutasındadır.
Ordunun ismi Yıldırım Orduları'dır.
Yigidi oldur hakkını ver derler ya.... Ordu nun vaziyeti muthis perisan idi. Degil Mustafa Kemal gokten zembille bir general gelsede yapılacak pek bırsey yoktu.
Bu savas boyunca Araplar Ingilizlerle birlikte hareket ederek Osmanlı ordusunu yoketmistir (destruction). Zaten Araplarla aramızın 90 senedir iyi olmadıgının sebebi budur... ama bunları okullarda ogrenemeyiz.
Niye?
"Mustafa Kemal savas kaybetmistir" mi diyecektik?
Bu muharebe 31 Eylul 1918 de bitiyor.
Bir ay sonra Mondros Mutarekesi (Ateskes Anlasması) yapılıyor ve normal sartlarda Mustafa Kemal'in atanması bekleniyor. Ama yerine Rauf Bey gidiyor.
Sebebi: Bir rivayete gore Mustafa Kemal ve Ingiliz ordularının komutanı Allenby bir sekilde gorusuyorlar ve Ingilizlerin kafalarındakı savas sonrası minik Osmanlı Devleti hakkında anlasmaya varıyorlar. Bir baska rivayete gore gorusme olmuyor fakat bu secim Vahdettin'e bırakılıyor. Ve Vahdettin Mustafa Kemal'i once yaveri yapıyor, sonrada bu goreve uygun goruyordu (arsivler gizli tutuldugu surece rivayetin sonu gelmez). Zaten Mutarekeden bir gun sonra Mustafa Kemal Paşa'nın görüşlerini yansıtan Minber gazetesi 1 Kasım'da, "Bir devletin küçülmüş bile olsa herhalde bir siyasi mevcudiyet ve milli birlik muhafaza ederek böyle bir badireden kurtulabilmiş olması en büyük siyasi başarı sayılmalıdır." yazıyordu.
Mondros Anlasmasından 6,5 ay sonra 19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal onemli bir yolculuga cıkıyordu.
Aklından neler geciyordu?
Kimleri?
Nasıl?
…biraraya getirmeyi tasarlıyordu?
YAKIN TARiHiMiZiN SiSLi SORULARI 1
YAKIN TARiHiMiZiN SiSLi SORULARI 2
YAKIN TARiHiMiZiN SiSLi SORULARI 3
Yorumlar icin ... tıklayın 21.7.08
2008-07-16
YAKIN TARiHiMiZiN SiSLi SORULARI -2
SYKES-PICOT ANLASMASI
Yandaki harita I. Dunya Savasi sirasinda 16 Mayis 1916 tarihinde Rus, ingiliz ve Fransizlarin son Osmanli topraklarini masa basinda nasil paylastiklarini anlatiyor. Bu harita Ingiliz, Fransiz ve Ruslarin gizli olarak yaptigi -Osmanliyi Paylasma Anlasma-si olarak bilinen Sykes-Picot Anlasmasidir. Dikkat ederseniz bugunku Ortadogu haritasi asagi yukari o gun cizildigi bicimdedir.
Haritada gosterilmeyen ve o anlasmaya gore Istanbul, Bogazlar ve Dogu Anadoludan (Samsun, Sivas, Van hattinin dogusundan) olusan topraklar Rusyaya hediye edilmistir. Fakat Ingiltere ve Fransa, Rusyanin Subat 1917 Bolsevik Devrimini gerekce gostererek Rusyayi bu ortakliktan cikartmislardir. Zaten savaslar ve ic savaslar yuzunden zayif olan Rusya olayi 1946 ya kadar sineye cekmis fakat anlasmanin gizliligini sabote ederek anlasmayi dunyaya aciklamistir.
Savastan sonra Rusyaya verilmeyen Dogu Anadolu ve Istanbulu daha sonra Ingilizler isgal etmislerdir.
***
Osmanliya travma yaratan Sykes-Picot Anlasmasi ile Istanbulun fethi arasinda ironik bir acidan benzerlik vardir. 1453 de Bizans uygarligi Osmanli hegemonyasi altina girmis, Sykes-Picot ile de Osmanli uygarligi ingiliz hegemonyasi altina girmistir.
1945 de II. Dunya Savasindan zaferle cikan ABD daha sonraki surecte ingilterenin dunya hegemonyasinin bir kismini kendi uzerine devralmistir. Bu devralmaya Turkiyedeki ingiliz etkisi dahildir.
1946 da savasin diger galibi olan Rusyanin Sykes-Picot taki payini istemeye baslamasi ile pacasi tutusan Ismet Inonu 1949 da Ingiltereye ve Amerikaya iyice yaklasmis 1952 de NATO ya katilarak ulkenin gidisatina ABD ve Ingiltereyi resmi olarak sokmustur. Bundan sonraki donemde Silahli Kuvvetler basta olmak uzere neredeyse tum kurumlar ABD pararlelinde siyaset yapmis hatta gerektiginde ABD den gelen darbe taleplerinide yerine getirmislerdir.
***
Kralice Victoria doneminde ingiliz basbakani olan Benjamin D’Israeli sayesinde olgunlasan Yahudilere tolerans tavri giderek "Jugenstaat" fikrini gelistirmis, bu surecte bir Israil devleti niyetide yine Sykes-Picot Anlasmasi vasitasiyla vucut bulmustur. "Balfour Declaration of 1917" bu niyeti resmilestirmis ve 1948 tarihinden sonra ABD ve Ingiltere tarafindan fiilen hayata gecirilmistir.
***
1938 deki Alman isgalinden sonra gume giden, ABD tarafindan kurtarilan bir daha ABD ve Ingiltereyi yakalayamayan Fransa ise tablodaki degerini buyuk bir olcude kaybetmistir. Hala bunu icine sindiremedigi icin Rusya ve Cin gibi arada bir ABD-Ingiltere-Israil hattina muhalefet yaparak kendine saygiyi yukseltmeye gayret eder ama bir turlu isgal edilmisligin gunahindan kurtulamamistir.
Almanya ise bir daha tehdit olmayacak sekilde isgal edilmis, parcalanmis ve dagitilmistir.
YAKIN TARiHiMiZiN SiSLi SORULARI 1
YAKIN TARiHiMiZiN SiSLi SORULARI 2
YAKIN TARiHiMiZiN SiSLi SORULARI 3
Yorumlar icin ... tıklayın 16.7.08



